Hayır yazmayı bırakmadım. Bir süredir internetim yok o yüzden buralara pek uğrayamıyorum. Oldukça yoğun bir zamandan geçtim, artık yeni bir evim var ve yanlız yaşıyorum en azından bu sene için öyle olacak. Hep hayalini kurduğum bir odaya yerleştim yeni yazılar ve yeni hayaller için ideal dedim tamam işte burası abi.Okulum uzadığı için pek moralim yok aslında zekalıyım ama çalışmamak ve ahmaklık yapmak hobim olduğu için böyle oldu. Havalar ısırdığı için tatiller başladı ve geleneksel yaz okullarıda. Yine hayatım yollarda geçiyor anlayacağınız. Bir okula hoop bir 500km yol oradan plaja gel gitler. Yoruluyorum güzel kitaplar okuyorum bol bol uykusuz gecelere devam ediyorum. Ştandart.
Havaların sıcak olmasından dolayı insan doğru dürüst bunalıma giremiyor bu biraz sinir bozucu. Güneş sürekli çıkıp gülümserse ne olacak biz karamsarlar için pek uygun havalar değil. Disco'ya mı gidelim abi, tamam gidelim ama çok oynamayalım bari.
Belki bilirsiniz hayatımda değişiklikler yaptığım daha duyarlı ve daha iyi ve karşısındakini daha iyi dinleyen bir insan olmaya çalıştığım bir dönemin artık sonundayım. Bütün levelleri başarıyla geçtiğimi söyleyebilirim. Bu sevindirici bir gelişme oldu benim için eski duyarsızlığımın gitmiş olmasını çevremde fark edip 'sonunda' diye bir tepki aldım. Artık meyveleri toplama zamanı.
Son olarak ben her zaman tanıdığınız yaşlı bunak olarak devam ediyorum fakat bir kaç 'bug' tamir edildi ve güncellendi diyelim. Bu bana biraz daha umutla bakmamı sağladı hayata yani az da olsa. Bütün bunları eski bir uzakdoğu tekniği ile yaptım. Karete veya yoga değil samuray hiç değil. Neyse havaların soğuduğu şafak vaktinde doğuya bakın. Görüşürüz. Son olarak geçen gün günlüğüme yazdığım bir kaç cümleyi paylaşmak isterim.
Ve yanlızlık insana çok şey öğretiyor. O kadar düşünüyorsun ki sonunda aptal bir gülümsemeyle uykuya dalıyorsun. Bir nevi devreleri yakma durumu yani. Sokaktaki sesleri dinleyip kaydediyorsun, gereksiz ne varsa aklının bir köşesine yerleşmeye başlıyor ve rahatsızlık duymaya başlıyorsun insanlardan. Evimin uçsuz bucaksız bir arazinin ortasında olmasını isterdim. Yanıbaşımda bir ağaç ve sadece yeşillik göreceğim, ağaçlar olsun mavi gökyüzünün altında başka bir şey değil. Eğer istediklerimi gerçekleştirebilirsem bir sene sürecek bu yanlızlık ve sonrası kaos olacak. Huzurumun tadını çıkarıyorum ve eğer aklımı kaybetmezsem bu en güzel ve en uzun tatilim olabilir. Okumak ve yazmak şimdilik delirmemek için yaptığım şeylerden. Gerçi çok okuyarak delirmiş insanların hikayelerini de duymuştum. En iyi ihtimalle kuru kuru delirmemiş olurum.
Sonuçta eski maestroya yeni şarkı öğretenezsin. Cao.
26 Temmuz 2013 Cuma
17 Haziran 2013 Pazartesi
Siyasetçi Sevmem
Siyaset ve politikacılardan nefret ederim, her zaman. Çünkü onlar bana ruhlarını satmış sahtekar insanlar olarak gelirler. Bir örgüt yada siyasi partiye karşı yakınlık duymadım hiç bir zaman. Ama gezi olayları bizi canlandırdı. Nasıl canlandırdı açıklayayım. Arkadaşlarımızla sohbet siyasete geldiği zaman hep konuyu değiştirmeye can atan birisiyim fakat eleştirimi yaparım geçer giderim. Bu her zaman böyle iken gezi olaylarının başlangıcını bilirsiniz, taraftar gruplarının desteği ile insanlar taksime çıkmak istediler. Orada her şey biterdi ve ertesi gün gazeteler sporda barışı sağladı gezi parkı diye başlık atardı güler geçerdik. Fakat polisin anlaşılmaz sertliği insanları isyan noktasına getirdi. Taraftarlar önce o meydanlara koştu çünkü onlar her zaman polisle çatışmışlardı son zamanlarda bütün takım taraftarlarının yaşadıklarını hatırlayın lütfen. Ben artık bu polis şiddetine dur demek için koştum ve insanlara destek olmak istedim. Olaylar sonra başka yönlere saptı siyasi bir rant pazarına dönüştü adeta.
Pek çok komplo var şu anda dış mihraklar, faiz lobisi ne bileyim dış basın bizi kötü gösteriyor falan. Siyasilerin amacı ne bilemiyorum bende fakat ben farklı bir noktaya çekmek istiyorum bu konuyu. Kim bu adamlar? Kim bu bizi yönetmesi için seçtiğimiz adamlar? Nasıl oralara geliyorlar da biz onlara oy verecek duruma geliyoruz. Var mı bunun bir okulu siyasal bilimler dışında? Bizi yöneten insanlar daha gençlikten partilere üye olup bizim boş işler siyasetle uğraşma dediğimiz peşinde koşan tipler değil mi? Hatırla birazcık lisede siyaset kovalayan o tipleri, kimdi o insanlar abi kimdi onlar?
Hükümetler halkın yansımasıdır derler ve çok doğru derler, daha geçen ay sen insanlara küçümser gözlerle bakmıyor muydun haydi söyle bana. İçimizden birileri çıkıyor ve sırf partilere üye olduğu için bir yerlere gelebilmek için yalakalık yapıyor yalan atıyor, böyle yetişiyor doğrusunu belirliyor ve bize oy verilmesi gereken tipler olarak yansıyorlar.
İletişim danışmanlarından eğitimler alıp meydanlara çıkıp insanları coşturuyor ve insanları gaza getiriyorlar. Kim bu gaza getirdikleri insanlar, sokakta burun kıvırdığın ahmetler ayşeler onlar.
Çıktım meydanlara bende bağırdım sesimiz duyulsun diye, çünkü hükümetin tutumundan rahatsızdım, üslubu beni rahatsız ediyordu. Hala öyle. Fakat bu isyanın asıl sebebi doğru dürüst bir muhalefet olmaması yüzünden. Birileri çıkıp 'diğer' insanların kalan yüzde ellinin haklarını savunabilseydi böyle olmazdı hiç bir zaman.
Ben kendi halinde yaşamaya çalışan herhangi birisiyim, tek isteğim bu cennet vatanımızın değerini bilip huzur içinde yaşamak. Ülkemi ve bu insanları çok seviyorum ve inanın bu olaylar başladığından beri dualar ediyorum ve inşallah daha kötü olmadan düzelecek ve bu kaos ortamı sona erecek.
Fakat herkesten rica ediyorum lütfen olayları her açıdan görmeye çalışalım ve çevremize anlatalım neden böyle oldu diye. Bakın benim dedelerim farklı dinden insanlarla birlikte yaşamışlar senelerce barış içinde ve kısa bir süre içinde savaşın ortasında kalmışlar. O yüzden kaos ortamının neler yaratabileceğini hep bizlere anlattılar, sağduyu lazım insanları birbirine küstürmemek lazım.
Umuyorum bizi yöneten o insanlar bize bir oyun oynamıyorlar ve bir kaç oy uğruna böyle açıklama yapmak zorunda kalmıyorlar. Çünkü bende sizde o tipleri iyi bilirsiniz eziklikleri ruhlarına işlemiştir her şey beklenir onlardan. Ben siyasetçiye güvenmem böyle bir konu ile ilgili yazı yazmak zorunda kaldığım içinde küfürler ediyorum hepsine teker teker. Gelip beni de inceleyebilirler ben rahatım. Düşüncesi ne olursa olsun insanları sağduyulu olmaya davet ediyorum sadece.
İnşallah daha güzel günler daha güzel yarınlar göreceğiz. Bu olaylar bize ders olsun ki karşımızdaki insanları dinlemeyi bilelim ve yalandan sakınalım.
Haydi sağlıcakla kalın dostlar, gün birlik olma günü karşımızdaki insanı dinleme günü. İnanın sadece.
Pek çok komplo var şu anda dış mihraklar, faiz lobisi ne bileyim dış basın bizi kötü gösteriyor falan. Siyasilerin amacı ne bilemiyorum bende fakat ben farklı bir noktaya çekmek istiyorum bu konuyu. Kim bu adamlar? Kim bu bizi yönetmesi için seçtiğimiz adamlar? Nasıl oralara geliyorlar da biz onlara oy verecek duruma geliyoruz. Var mı bunun bir okulu siyasal bilimler dışında? Bizi yöneten insanlar daha gençlikten partilere üye olup bizim boş işler siyasetle uğraşma dediğimiz peşinde koşan tipler değil mi? Hatırla birazcık lisede siyaset kovalayan o tipleri, kimdi o insanlar abi kimdi onlar?
Hükümetler halkın yansımasıdır derler ve çok doğru derler, daha geçen ay sen insanlara küçümser gözlerle bakmıyor muydun haydi söyle bana. İçimizden birileri çıkıyor ve sırf partilere üye olduğu için bir yerlere gelebilmek için yalakalık yapıyor yalan atıyor, böyle yetişiyor doğrusunu belirliyor ve bize oy verilmesi gereken tipler olarak yansıyorlar.
İletişim danışmanlarından eğitimler alıp meydanlara çıkıp insanları coşturuyor ve insanları gaza getiriyorlar. Kim bu gaza getirdikleri insanlar, sokakta burun kıvırdığın ahmetler ayşeler onlar.
Çıktım meydanlara bende bağırdım sesimiz duyulsun diye, çünkü hükümetin tutumundan rahatsızdım, üslubu beni rahatsız ediyordu. Hala öyle. Fakat bu isyanın asıl sebebi doğru dürüst bir muhalefet olmaması yüzünden. Birileri çıkıp 'diğer' insanların kalan yüzde ellinin haklarını savunabilseydi böyle olmazdı hiç bir zaman.
Ben kendi halinde yaşamaya çalışan herhangi birisiyim, tek isteğim bu cennet vatanımızın değerini bilip huzur içinde yaşamak. Ülkemi ve bu insanları çok seviyorum ve inanın bu olaylar başladığından beri dualar ediyorum ve inşallah daha kötü olmadan düzelecek ve bu kaos ortamı sona erecek.
Fakat herkesten rica ediyorum lütfen olayları her açıdan görmeye çalışalım ve çevremize anlatalım neden böyle oldu diye. Bakın benim dedelerim farklı dinden insanlarla birlikte yaşamışlar senelerce barış içinde ve kısa bir süre içinde savaşın ortasında kalmışlar. O yüzden kaos ortamının neler yaratabileceğini hep bizlere anlattılar, sağduyu lazım insanları birbirine küstürmemek lazım.
Umuyorum bizi yöneten o insanlar bize bir oyun oynamıyorlar ve bir kaç oy uğruna böyle açıklama yapmak zorunda kalmıyorlar. Çünkü bende sizde o tipleri iyi bilirsiniz eziklikleri ruhlarına işlemiştir her şey beklenir onlardan. Ben siyasetçiye güvenmem böyle bir konu ile ilgili yazı yazmak zorunda kaldığım içinde küfürler ediyorum hepsine teker teker. Gelip beni de inceleyebilirler ben rahatım. Düşüncesi ne olursa olsun insanları sağduyulu olmaya davet ediyorum sadece.
İnşallah daha güzel günler daha güzel yarınlar göreceğiz. Bu olaylar bize ders olsun ki karşımızdaki insanları dinlemeyi bilelim ve yalandan sakınalım.
Haydi sağlıcakla kalın dostlar, gün birlik olma günü karşımızdaki insanı dinleme günü. İnanın sadece.
27 Mayıs 2013 Pazartesi
27mayıs
Niye mükemmel olmaya çalışıyorsun? Kaybedeceğini bildiğin yarışlarda koşmaya çalışıyorsun. Aynaya baktığında kimi görüyorsun? Kendini tanıyabiliyor musun orada? Sıradan 'bugün kendimi çok kötü hissediyorum' soruları işte. Ne ara ben böyle keyifsiz, huzursuz bir adam oldum çıktım asıl onu merak ediyorum. Bir yandan koşmak istiyorum ama içimden bir ses hep saklanmak istiyor. Hala büyüyemedim mi lan ben yoksa, saçma sapan triplere girip duruyorum.
Ne oldu dedi var mı bir değişiklik hayatında bari, dedim dünya tersine dönse bazı insanların kaderi değişmiyor işte. Dedi o zaman neden değişmeye çalışıyorsun kendini harap ediyorsun seni tanıyamıyorum, kafasını kuma gömüp dünyayı yok sayan bir adamken evrimleşip zürafa gibi yukarıdan bakmaya başladın. Bir şey diyemedim yutkundum sadece ve kurumuş boğazımı ıslattım o asitli sidikle. Ne yaparsan yap mutlu olamazsın dedi, senin gibi adamlar mutlu olmayı istemezler çünkü. Neden böyle bir düşünceye kapıldığını bilmiyorum ama beni çok iyi tanıyordu vardır bir bildiği, vardır benim göremediğim bir şey diyerek yine cevap vermeyip gözlerimi kaçırdım. Konuşmuyorsun, ne düşündüğünü bilemiyorum ama gidip blogunda yazmasını iyi biliyorsun, asosyal desem değilsin sosyopat hiç değilsin, kaçak hayatı yaşayıp gününü gün etmeye çalışıyorsun sadece diye devam etti bombardımanına. Bilmiyorum dedim yine yeniden. Yine kaçıyorsun işte git kendi dünyana, kendi yalnızlığında boğul, hiç bir şeyi hak etmiyorsun elindeki nimetleri göremeyecek kadar salaksın çünkü.. Senin ben hayalini sikim çocuk diye son verdi sözlerine. 'Öyle deme ama' bile diyemedim..
bir şarkı ile biter bu gece.
Ne oldu dedi var mı bir değişiklik hayatında bari, dedim dünya tersine dönse bazı insanların kaderi değişmiyor işte. Dedi o zaman neden değişmeye çalışıyorsun kendini harap ediyorsun seni tanıyamıyorum, kafasını kuma gömüp dünyayı yok sayan bir adamken evrimleşip zürafa gibi yukarıdan bakmaya başladın. Bir şey diyemedim yutkundum sadece ve kurumuş boğazımı ıslattım o asitli sidikle. Ne yaparsan yap mutlu olamazsın dedi, senin gibi adamlar mutlu olmayı istemezler çünkü. Neden böyle bir düşünceye kapıldığını bilmiyorum ama beni çok iyi tanıyordu vardır bir bildiği, vardır benim göremediğim bir şey diyerek yine cevap vermeyip gözlerimi kaçırdım. Konuşmuyorsun, ne düşündüğünü bilemiyorum ama gidip blogunda yazmasını iyi biliyorsun, asosyal desem değilsin sosyopat hiç değilsin, kaçak hayatı yaşayıp gününü gün etmeye çalışıyorsun sadece diye devam etti bombardımanına. Bilmiyorum dedim yine yeniden. Yine kaçıyorsun işte git kendi dünyana, kendi yalnızlığında boğul, hiç bir şeyi hak etmiyorsun elindeki nimetleri göremeyecek kadar salaksın çünkü.. Senin ben hayalini sikim çocuk diye son verdi sözlerine. 'Öyle deme ama' bile diyemedim..
bir şarkı ile biter bu gece.
24 Mayıs 2013 Cuma
23mayıs
Lise sondu sanırım hayatımda ilk defa sürpriz bir parti düzenlendi bana. Okuldaki herkeşler sus pus olmuş kimse çaktırmıyor bir şey ama akşam olunca hepsi geldiler. Anlatıp durdular ulan nasıl üzüldün gündüz kimse seni takmayınca diye. İnadına kimse beni iplememiş o gün karar alınmış. Bugün doğum günüm demeye bile fırsatım olmadı yani. Çok kötü bir gündü ama sonra saolsun hepsi gelip beni mutlu etmişti. Bu en son kutladığım doğum günüydü. Onun öncesinde çocukluk heyecanıyla bir kaç pastalı organizasyon düzenlendi tabi güzel günlerdi ama bana hep soğuk geldi.
Bugün sohbet ediyoruz doğum günü üzerine hay şöyledir böyledir diye ama sanal alem olmasa kaç kişi hatırlayıpta kutlayacak doğum gününü. Geçen sene ailem bile unuttu gitti, hani büyütülecek bir şey değil ama insan içten içe hatırlanmak istiyor, bari bu gün be diyor. Ne kadar yok saysamda istiyorum mutlu ol densin istiyorum sanırım.
Anlayacağınız üzere bugün benim doğum günüm dostlar. Yaş oldu çok, zaman çabuk geçiyor. Ama sürpriz bir doğum günü mesajı aldım bugün, gerçekten harikaydı onu belirtmek isterim. Onun dışında gayet sıradan ve boktan bir gündü işte. Gez toz lüks içinde yaşa heroin iç kokain takıl yinede mutlu olamazsın. Çünkü seni mutlu edecek bir mesajı bekliyorsundur. Ne aptalca değil mi? Varlık içinde yokluk çekmek işte budur. Seni siklemeyen birinden medet ummak ah ne kötü..
Neyse doğum günüm kutlu olsun zaten kimsenin sikinde değilya.. Dileğim herkes sevdiğiyle sağlıklı ve mutlu bir hayat geçirsin.. Belki bir yıldız kayarda tutar dileğim.. iyi geceler..
Not.2 dakika geç kaldı yazım.
22 Mayıs 2013 Çarşamba
22mayıs
O kadar çok acı var ki hangisi daha çok canımızı yakar diye karar veremiyorum. Hepsi canımızı yakıyor çünkü bunun kıyaslaması olmaz. Ben şimdi çok afilli bir hikaye anlatıp işte buna üzüldüm cicişler desem birisi daha kötüsünü anlatacak, birisi elbet daha ileri gitmiş olacak. Ve elbet birileri daha büyük acıları çekmek zorunda kalacak. Bu dünyanın olmazsa olmazı. Tersine dönse yine bazı insanların kaderi değişmeyecek.
Bazen unutuyoruz bazen unutabilmek için içiyoruz. Şimdiye kadar hakem kararını değiştirebilen oldu mu? Yinede bazıları yılma çalış der, belki kıyısından döndün derler. Hayır yalan söylüyor orospu çocukları. Çünkü hiç bir zaman sahili göremeyeceğim.
Ben her zaman olduğum gibi yaşamaya devam edeceğim. Akşam olmasını bekleyip ve yine bekleyip rüyalara dalacağım. Anlatsana bana nasıl oluyor yağmurda suya girmek. Bende uyurum belki mışıl mışıl...
16 Mayıs 2013 Perşembe
16mayıs
Benim bir kızdan aldığım ilk mektup yada yazılı not neydi biliyor musun? Üstünde 'iyrençsin' yazan buruşuk bir kağıt parçası. Ve ben kendimi geliştirip çok büyük playboy oldum falan. Hayır bu önemli bir olaydı benim için o zamanlarda. Alakam olmayan bir kıza birisi gidip benim onu sevdiğimi söylemişte kızda böyle bir cevap vermek istemiş falan. Çocukluk ama insanda etkisi çok oluyor. O amınakodumun aptalı, daha yazı bile yazamayan kız benim aklıma kazıdı beni etkiledi, beni hortumla dövmüş gibi bilinç altıma kazındı bu not.
Gülme sakın duygusal adamım bak insanın hayatını çizer böyle salak şeyler bence. Aklımın hep bir köşesinde kaldı mesela o not. Bir kaybeden olmamı tetikledi her zaman, içimi kemiren bir bit olarak kaldı hep. Yani en azından ben öyle yorumluyorum şu anda. Belki suçu ona atıyorum fakat durum bu sayın seyirciler.
Yıllar sonra oturup bir karar alıyorsun ve insanları siklemiyorum bu saatten sonra 'i dont give a fuck' hayat felsefen oluyor. Ergenlik zamanlarından bahsediyorum. Nefret dolu bir çocuktum, gülerdim ederdim fakat kapalı bir kutu olarak büyüdüm her zaman. Bana dokunanı yaktım, herkesi kaçırdım. Sonra bir gün baktım etrafıma kimse kalmamış. Resmen yaşlanmışım ve kimsem kalmamış bayramda elimi öpecek. Öyle cam kenarından bekliyorum insanları, nah gelirler bu saatten sonra. Gelene fak gidene fakyu diye serseri hayatı sürersen olacağı bu, ya ne olacağıdı lan ihtiyar? Lavuk seni.
Şimdi gelmiş burada eski dostlar mı yoksa eskimeyen dostlar mı diye hesap yapıyorum. Çok trajik ve bir o kadar komik. Hangi dostlar kimler onlar haydi bir göster bana.
Kaybetmekten korktuğum bir kaç kişiyi son anda kurtardım onların değerini bilmeye çalışıyorum fakat bence iş işten geçeli çok oluyor. Tren çoktan kalktı gitti be oğlum. Şimdi düşünüyorum, insan ne olursa olsun yalnızlığa mahkum kalıyor. Bazıları kalabalık bir hayat sürüyor ama derdini kimse bilmiyor, bazılarının çığlığını duyan bile yok. Modernlik bizi kabuklarımıza kapatıyor işte.
Acaba bana o notu veren kız bir kahin miydi, çünkü ben gerçekten iyrenç bir adamım. Aslında özümde iyiyim ama çevrem kötü. Hangi çevre mınaki.
Hevesimi kırıyorsun bilinç altımdaki not. Sana inat, ne olduğumu kanıtlayacağım.
Haydi selametle.
14 Mayıs 2013 Salı
14mayıs
Olayı bir gecenin ertesinde hastaneye gittik. Arkadaşım sarhoş bir halde kendini köprüden aşağıya atıp ayağını burktu. Hiç olmadığım kadar kötü olduğum için bende gitmişken bir doktora gözüküp bir ilaç alırım diye düşünüyordum. Olay bu ki doktor hemen iğne yapalım iyi gelir midene dedi. Hayır dedim iğne olamam lütfen yapmayın sevmiyorum dedim. Tahlil isteyince bende idrar falan sandım. Hoppala, bir gittim kan değerlerime bakmak istemiş. Yağmurdan kaçarken doluya tutuldum resmen, ben kan veremem abi sanki ruhumu çekip alıyorlar.
Genç hemşire korkma falan bir şeyler zırvalıyor fakat bir yandan da check-up olur diye kan vermeyi de istiyorum. Neyse bayılıyordum yine çok güldüler bana falan filan işte. Sonuçları beklerken enteresan bir doktorla sohbet etmeye başladık bahçede. Yeni doktor olmuş sıcak kanlı bir arkadaştı. İşte buradan sonra hastane fobimi yenecek olaylar gelişti. Odasında takılmaya başladık bir sürü hikayeler anlatmaya başladı, güldük eğlendik. Yemek yedik, hastaneyi dolaştık derken bir anda hastanede takılmaya başladık. Tahlil sonuçlarını unuttuk resmen. Hastanede gülen adam her yerde güler, bizde güle oynaya acil serviste takılırken bir intihar vakası geldi.
İlaç içmiş ağlıyor kız, midesi yıkanacak doktor arkadaş tutturdu gelin görün nasıl yapılır diye. Bu kadarı fazla tabi hemen kaçtık izlemek istemedik. Konuşuyor gidin tıp okuyun doktor olun kıyak iş diye fakat o iş yalan olur. Neyse sözün özü hastane ile aram iyiye gidiyor, Allah kimseyi oralara düşürmesin. Diğer yandan kötü başlayan bir gün bir anda komik ve eğlenceli bir hal alabiliyor. Aklıma gelmezdi hastanede gülebileceğim.
Ben buraya neden çıktım diye soruyorum kendime. Anlatılacak o kadar çok şey varken neden bunu anlattım. Çünkü kafamı toplayamıyorum ve bir sonuca bağlayamıyorum. O yüzden yarın evime geri dönmeyi planlıyorum. Tabi önce sabah kalkıp borç bulmam gerekecek. Bu da bana müstahak bu hallere düşmeyi hak ettim ben.. Bize her şey müstahak.
Bu arada kanım on numara beş yıldızmış istirahat yazdı hemen kendime geldim. Her şey psikolojik abi yazmak bizi iyileştiriyor. Özet geçtim.
Kendinize iyi bakın sağlıklı beslenin.
Genç hemşire korkma falan bir şeyler zırvalıyor fakat bir yandan da check-up olur diye kan vermeyi de istiyorum. Neyse bayılıyordum yine çok güldüler bana falan filan işte. Sonuçları beklerken enteresan bir doktorla sohbet etmeye başladık bahçede. Yeni doktor olmuş sıcak kanlı bir arkadaştı. İşte buradan sonra hastane fobimi yenecek olaylar gelişti. Odasında takılmaya başladık bir sürü hikayeler anlatmaya başladı, güldük eğlendik. Yemek yedik, hastaneyi dolaştık derken bir anda hastanede takılmaya başladık. Tahlil sonuçlarını unuttuk resmen. Hastanede gülen adam her yerde güler, bizde güle oynaya acil serviste takılırken bir intihar vakası geldi.
İlaç içmiş ağlıyor kız, midesi yıkanacak doktor arkadaş tutturdu gelin görün nasıl yapılır diye. Bu kadarı fazla tabi hemen kaçtık izlemek istemedik. Konuşuyor gidin tıp okuyun doktor olun kıyak iş diye fakat o iş yalan olur. Neyse sözün özü hastane ile aram iyiye gidiyor, Allah kimseyi oralara düşürmesin. Diğer yandan kötü başlayan bir gün bir anda komik ve eğlenceli bir hal alabiliyor. Aklıma gelmezdi hastanede gülebileceğim.
Ben buraya neden çıktım diye soruyorum kendime. Anlatılacak o kadar çok şey varken neden bunu anlattım. Çünkü kafamı toplayamıyorum ve bir sonuca bağlayamıyorum. O yüzden yarın evime geri dönmeyi planlıyorum. Tabi önce sabah kalkıp borç bulmam gerekecek. Bu da bana müstahak bu hallere düşmeyi hak ettim ben.. Bize her şey müstahak.
Bu arada kanım on numara beş yıldızmış istirahat yazdı hemen kendime geldim. Her şey psikolojik abi yazmak bizi iyileştiriyor. Özet geçtim.
Kendinize iyi bakın sağlıklı beslenin.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)